9 Ekim 2008 Perşembe

Müslümanların bilim anlayışına örnek (1), Mitokondrial DNA ve Havva

Müslüman arkadaşlardan rica ediyorum; bu yazıyı iyi okuyun.

İslami sitelerde, gazete ve dergilerde bilimsel gelişmeleri yorumlamaya çalışan arkadaşların konuları nasıl çarptırdıklarına ve aslında bahsettikleri konudan hiç anlamadıklarına bir örnek veriyorum.

Müslüman bir kardeşimiz mitokondrial DNA'nın anneden aktarıldığını duymuş. Mitokondrial DNA'nın izi sürülerek yapılan soyağacı çalışmalarının bizi Havva'ya ulaştıracağını sanmış.
Önce yazının tamamını okuyalım...


HAVVA'NIN MİTOKONDRİYAL DNA'SI
Sizi bir tek benlikten yarattı, sonra ondan da eşini var etti... 39 Zümer Suresi 6

Mikroskobun geliştirilmesi sayesinde hücrenin analiz edilmesi mümkün oldu. Hücrenin iyice analiz edilmesi insan bedeninin daha iyi tanınması demektir. Erkeğin veya dişinin her birinin DNA'larında hem erkeğin, hem dişinin genetik kodu vardır. Bunun anlaşılması Hz. Havva'nın sırf Hz. Adem'in vücudundaki bilgilerle, Hz. İsa'nın sırf Hz. Meryem'in vücudundaki bilgilerle nasıl yaratıldıklarının daha rahat
anlaşılmasını sağlar.

Gerek Tevrat, gerek İncil, gerekse Kuran tüm insanların bir erkek ve bir dişiden yaratıldığını öne sürer. Hücre üzerinde sürdürülen araştırmalarda elde edilen bulgular, kutsal kitapların bu tezini doğrular niteliktedir.


Vücudumuzdaki enerji, hücrelerin içindeki mitokondri denen boyutça küçük, işlevce büyük enerji santrallerinde üretilir. Bu mitokondrilerin, hücrenin çekirdeğinde biraz önce bahsettiğimiz DNA'dan ayrı, özel DNA'ları vardır. Farklı ırklardaki, farklı boylardaki, farklı kıtalardaki insanların hepsi hücrelerinde bahsettiğimiz mitokondriye ve mitokondrilerinde, mitekondriyal DNA'ya sahiptirler. Bu molekülün diğer hücre moleküllerinden farkı sadece ve sadece anne vasıtasıyla yavrusuna geçmesidir. Bahsettiğimiz tüm ayrı ırklardaki ve farklı özelliklerdeki insanların mitekondriyal DNA'larının incelenmesi sonucunda, tüm bu insanların ortak tek bir dişiden doğdukları anlaşılmıştır.


Bu, Kuran'ın tek bir çiftten (tek bir dişiden) yaratıldığımızı söyleyen tezinin bilimsel araştırmalarla doğrulanması demektir. Bu aynı zamanda Kuran'la aynı tezi savunan Tevrat'ın ve İncil'in de bu ortak görüşünün doğrulanması demektir. Bu insanların suni olarak çıkardıkları ırksal ayrımların, ne kadar gereksiz olduğunun, aslında tüm ırkların kardeş olduğunun bilimsel bir delilidir. Hücrenin mikro dünyasındaki bu buluş, dini, bilimi, insanların kardeşliğini savunan, ırkçılığa karşı fikirleri birleştirmektedir.


Ey insanlar! Sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışıp kaynaşasınız diye sizi ırklara ve boylara ayırdık. Şüphesiz Allah'ın katında sizin en değerliniz, en çok sakınanınızdır. Allah bilendir, haberdardır. 49 Hucurat Suresi 13



Şimdi parça parça ele alalım...

Sizi bir tek benlikten yarattı, sonra ondan da eşini var etti. 39 Zümer Suresi 6

Kuran'dan bir alıntı ile başlamış bilime... Önce erkeğin onun kaburgasından da kadının yatatıldığı iddiasına bilimsel bir kılıf arayışı içinde...


Mikroskobun geliştirilmesi sayesinde hücrenin analiz edilmesi mümkün oldu. Hücrenin iyice analiz edilmesi insan bedeninin daha iyi tanınması demektir. Erkeğin veya dişinin her birinin DNA'larında hem erkeğin, hem dişinin genetik kodu vardır.

Mikroskopların en güçlüsü bile bize DNA'daki kod hakkında bilgi vermez. DNA'nın sekans analizi ile mikroskobu karıştırmak çok büyük cehalet ister. Üstelik dişide erkeğin kodu yoktur. Dişide Y kromozomu yoktur...

Bunun anlaşılması Hz. Havva'nın sırf Hz. Adem'in vücudundaki bilgilerle, Hz. İsa'nın sırf Hz. Meryem'in vücudundaki bilgilerle nasıl yaratıldıklarının daha rahat anlaşılmasını sağlar.

Havva'nın, Adem'in kaburga kemiğinden yaratıldığı söylenir. Genetik bilgileri alınıp modifiye edilerek dişi olarak yaratıldığı söylenmez. Meryem'in İsa'yı döllenme olmadan dünyaya getirmesine partenogenez denebilir. Bitkilerde, böceklerde, sürüngenlerde, yumuşakçalarda, kabuklularda ve köpekbalıklarında görülebilir ama doğal yolla memelilerde görülmemiştir. İnsanda partenogenez vakası bildirilmemiştir. Ayrıca Meryem partenogenez ile erkek çocuk doğuramaz. Bu noktada ilahi bir müdahale ile XX kromozom çifti XY şeklinde değiştirilmelidir.

Gerek Tevrat, gerek İncil, gerekse Kuran tüm insanların bir erkek ve bir dişiden
yaratıldığını öne sürer. Hücre üzerinde sürdürülen araştırmalarda elde edilen bulgular, kutsal kitapların bu tezini doğrular niteliktedir.

Bu cümlede "hücre üzerinde sürdürülen araştırmalarda elde edilen bulgular" gibi süslü bir cümle kullanılarak bilimsellik izlenimi verilmeye çalışılmıştır. Hiçbir geçerli bilimsel çalışma Havva ile Adem masalına işaret etmemektedir... Bu yazının hedef kitlesi hücre ne demek bilmediği için "hücre" sözcüğü en ileri bilimsel çalışmaların yapıldığı gizemli kutu gibi gösterilmektedir.

Vücudumuzdaki enerji, hücrelerin içindeki mitokondri denen boyutça küçük, işlevce büyük enerji santrallerinde üretilir. Bu mitokondrilerin, hücrenin
çekirdeğinde biraz önce bahsettiğimiz DNA'dan ayrı, özel DNA'ları vardır.


Mitokondrinin ayrı bir DNA'sı olduğu doğrudur. Endosimbiyotik teoriye göre bir milyar yıl önce ökaryot hücrenin içine giren bir proteobakteri (Riketsia yada yakın bir akrabası) olabilir. http://en.wikipedia.org/wiki/Endosymbiotic_theory


Farklı ırklardaki, farklı boylardaki, farklı kıtalardaki insanların hepsi hücrelerinde bahsettiğimiz mitokondriye ve mitokondrilerinde, mitekondriyal DNA'ya sahiptirler.

Farklı ırklar arasında mitokondrial DNA'ları bakımında farklılıklar görülür, bunun nedeni bu DNA'nın da mutasyonlara açık olması ve evrimleşmesidir.

Bu molekülün diğer hücre moleküllerinden farkı sadece ve sadece anne vasıtasıyla yavrusuna geçmesidir.

Mitokondrilerin sadece ve sadece anneden geçtiği bilgisi yanlıştır. Babadan da geçebildiği gösterilmiştir. Hatta bu durum evrim konusunda ki zaman ve nesil hesaplamalarını yeniden gözden geçirmemize neden olmuştur.

Bahsettiğimiz tüm ayrı ırklardaki ve farklı özelliklerdeki insanların mitekondriyal DNA'larının incelenmesi sonucunda, tüm bu insanların ortak tek bir dişiden doğdukları anlaşılmıştır.

Bu çalışmalara markerlerin yani DNA'daki belli noktaların izlenmesi ile yapılır. Mitokondrial DNA'nın bir noktasında oluşan değişiklik çocuğa geçer, ve o aile artık takip edilebilir. İleri dönemde o markeri taşıyan bir bireyde bir değişiklik daha olduğunda eski ve yeni markerler birlikte takip edilir. Bu sayede göç yolları ve soyağacı çıkartılır.

Burada çok önemli bir nokta şudur... Bu markerler bizim soyumuzu yaratılışcıların beğenmeyeceği atalara bağlıyor. Yani bizim atamız değil dedikleri canlılara... Yani kuzenlerimizle aynı markerleri taşıyoruz ve kuzenlerin bir kısmı ormanda, bir kısmı hayvanat bahçesinde (hayır orada çalışmıyor, kafeste yaşıyor).

Bu, Kuran'ın tek bir çiftten (tek bir dişiden) yaratıldığımızı söyleyen tezinin bilimsel araştırmalarla doğrulanması demektir. Bu aynı zamanda Kuran'la aynı tezi savunan Tevrat'ın ve İncil'in de bu ortak görüşünün doğrulanması demektir.

Yukarıda anlattım ama tekrarlıyayım; kutsal sayılan kitapların tezleri bilimsel çalışmalarla yalanlanıyor.

Bu insanların suni olarak çıkardıkları ırksal ayrımların, ne kadar gereksiz olduğunun, aslında tüm ırkların kardeş olduğunun bilimsel bir delilidir. Hücrenin mikro dünyasındaki bu buluş, dini, bilimi, insanların kardeşliğinisavunan, ırkçılığa karşı fikirleri birleştirmektedir.


Hücre denmiş yine... Neyse... Biz sadece insanların değil tüm canlıların kardeş olduğunu söylüyoruz.

Ayrıca "dini, bilimi, insanların kardeşliğini savunan" denmiş... Dini savunan bilimi savunamaz. Ayrıca kafirleri dost edinmeyin diyen ayetleri yazıya koymayı unutmuş...

Nisa 144 "Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?"

Aynı emri veren yani "kâfirleri dost edinmeyin" diyen daha onlarca ayet var... Nerede kaldı kardeşlik?

Ey insanlar! Sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışıp kaynaşasınız diye sizi ırklara ve boylara ayırdık. Şüphesiz Allah'ın katında sizin en değerliniz, en çok sakınanınızdır. Allah bilendir, haberdardır. 49 Hucurat Suresi 13

Başladığı gibi ayetle bitiriyor... İnsanların ırklara ayrılmasının da ilahi bir müdahale olduğunu iddia eden bir ayet...Ama bir nokta var... Tanışıp kaynaşmak güzel de, kaynaşırsak ırk kalmaz...


Yazının kaynağı; http://www.mucizeler.com/bolumler/55_parma...ndakikimlik.htm

27 yorum:

  1. vay kafir vay:) Allaha inanma sen,sonra da ayetlerini kullan Allah'ın -sözüm ona-köşeye sıkıştır sorularınla inananları! senin derdin anlamak değil,laf ebeliği yapmak.

    YanıtlaSil
  2. o yüzden aslında cevabı çok basit olan bu soruya cevap vermeyi gerçekten lüzumsuz buluyorum dostum(lafın gelişi dost anlarsın ya;)

    YanıtlaSil
  3. lütfen herkesin düşüncelerini saygıyla dinleyelim bir insan karşıt bir şey söyledi diye kafir olmaz tıpkı karşı tarafın bir şey söyleyip çok iyi müslüman olmayacağı gibi

    YanıtlaSil
  4. Müslümana göre bilim: Kuran da bulunan kelimeleri veya cümleleri nasıl bilim ile bağdaştırabiliriz demektir. Müslümanın bilim anlayışı bir bulgu kuran ile çelişiyor ise onu bilim saymamak, bilimin bulgularını da kuran a uydurmak anlamındadır buna da bilim denmez üçkağıtçılık denir.

    Bu tür gerçeklere cevap veremeyecekleri içinde kafir diyerek ve çemkirerek cevap vermiş sayar veya sanki kendi çok önemli bir şahısmış gibi aşağılamaya çalışır üstünlüğünü de inancı ile kanıtlamaya kalkar. Bu kadar hastadırlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen hiç bir Kur'an-ı Kerim meali açıp okudun mu ki Kur'an ve bilimden bahsediyorsun.Bu bir kuşun tek kanatla uçması demektir!

      Sil
  5. Hz. Havva'nın ne zaman ve nasıl yaratıldığı hakkında muhtelif rivayetler bulunmakla birlikte, bu konuda tam anlamıyla net ve kesin bir bilgiye sahip değiliz. Şu kadar var ki, Hz. Âdem (a.s)'den (veya Adem ile aynı maddeden) yaratılmış olduğunu, Kur'ân'ın "Sizi bir tek nefisten yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de ondan vareden Allah'tır" (el-A'raf, 7/189) ve "Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini vareden ve her ikisinden pek çok erkek ve kadın titreten Rabbinize karşı gelmekten sakının " (en-Nisâ, 4/1) ayetlerinden öğreniyoruz.

    Âyetlerden açıkça anlaşılan, Hz. Havva'nın, Hz. Âdem ile aynı madde (nefis)den yaratılmış olduğu ve önce Hz. Adem (a.s)'in bilahare Hz. Havva'nın varedildiğidir. Bazı âlimler; " ve eşini de ondan vareden Allah'tır" lafına dayanarak, Havva'nın Âdem'den, Âdem'in vücudunun bir uzvundan yaratıldığını ileri sürmektedirler.

    Dikkat edilirse Kur'ân-ı Kerîm;

    "Sizi bir tek nefisten yaratan O'dur" ifadesiyle, bütün insanların bir tek nefisten yaratıldığını, Hz. Havva'nın da "ondan" yani o nefisten yaratıldığını kasdetmekte olduğu anlaşılacaktır. Âyetteki "ondan" maksat, Âdem (a.s) olabileceği gibi, Âdem'in yaratılmış olduğu asıl madde de olabilir. Doğrusunu en iyi bilen hiç şüphesiz Allah'tır.


    Nisa 144 "Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?"

    Ayetteki yasaklama, onların dinsizlik yönleriyle ilgilidir. Yani onların din konusundaki fikirlerini duygu ve düşüncelerini, örf ve adetlerini dost edinmek yasaklanmıştır.

    Yoksa ehl-i kitapla veya dinsizlerle ticaret yapmak, onların faydalı sanatlarını ve ilmi buluşlarını almak ve onlarla iyi ilişkiler kurmak elbette gerekli ve zaruridir. Nitekim Peygamber Efendimiz (ASM) “İlim Çin’de de olsa gidip alınız.” buyurarak bu gerçeği ifade etmektedir.

    Bir Müslüman’ın ehl-i kitaptan, meselâ Hıristiyan bir hanımı olsa, onu hanımı olduğu için sevecek, ama onun Hıristiyanlığına muhabbet etmeyecektir

    YanıtlaSil
  6. gelmemiştir halifetül arz ehlü beşer ceddi maymundan
    ola ki gelmiştir şeref yoksunu DARWİN ceddi maymundan

    YanıtlaSil
  7. ey ateistler ey nefsin köleleri şeytanın arkadaşları daha ne kadar inanmaya direneceksiniz?sizin gibilerin sonu hayır değil şerdir.ALLAH'IN merhameti o kadar engin ki onu inkar ettiğiniz halde sizi rızıklandırmaya devam ediyor eğer biz de evrimin meydana getirdiği canlılarsak ve yaşamımız tamamen tesadüf eseriyse soruyorum sizlere neden akli melekelerimiz var neden yeryüzünü istediğimiz gibi şekillendirebildiğimiz aletler yapabiliyoruz? neden hayatımız pamuk ipliğine bağlıyken ve karbonla oksijenin cenderesinde hayat sürerken ölümümüz atomların insafına kalmışken belli bir ömür sürebiliyoruz?neden büyük küçük bütün canlılar doğanın dengesine katkıda bulunuyorlar?neden bugünkü atmosferin oluşumundan sonra o kadar süre geçmişken atmosferdeki gaz dengesinde değişiklik olmadı(hepiniz biliyorsunuz yüzde 72 azot, yüzde on sekiz oksijen, yüzde 1 diğer gazlar. azot oksijenin yanıcı etkisini azaltır ve canlıların bu gazla solunum yapabilmesini sağlar.azot biraz daha az olsaydı oksijen organik molekülleri yakardı(organik moleküllerin yapısında C,O,H atomları vardır bunlar kararsız atomlardır yani kovalent bağ yapmaya açıktırlar.aynı zamanda oksijenle tepkimeye son derece açıktırlar.)) karaya çıkan ilk amfibilerin önce sinir, dolaşım,
    destek ve hareket sistemlerini karasal ortama uydurmaları gertekmez mi?uydurana kadar nasıl hayatta kaldılar ve ara türleri nasıl meydana getirdiler?balık yüzgeci ve ayak analog organlarsa ve yüzgeç ayağa dönüştüyse karaya çıkan ilk canlılar evrimleşene kadar nasıl hayatta kaldılar ve bu organlar hangi safhalardan geçti? evrim milyonlarca yıl sürmüşken neden bulgu sayısı çok az?neden BRİTİSH MUSEUM'daki iskeletlerin incelenmesine izin verilmiyor?neden aynı müzede firavun RAMSES'İN secde etmiş ve bozulmamış cesedi var? neden onun cesedi KIZILDENİZ'DE suyun altında secde eder vaziyette bulundu?neden firavunun ordusunun kalıntıları KIZILDENİZ'DE mevcut?neden KIZILDENİZ'İN altında firavunun ordusuna ait kalıntılar(at arabası ve eski silah kalıntıları,çürümüş insan cesetleri v.b. bu kalıntıların varlığı kamera kaydıyla belgelenmiştir) KIZILDENİZ'İN altında bulundu?madem KURAN uydurma neden iki denizin birbirine karışmadığı KURAN'DA geçiyor? CEBELİTARIK'TA bağlanan BÜYÜK OKYANUS ile AKDENİZ'İN birbirine karışmadığı belgelenmedi mi?

    YanıtlaSil
  8. siz ancak bilimi kendi safsatalarınız için kullanırsınız.CHARLES DARWIN arkadaşına gönderdiği mektupta gözün yapısını inceledikçe EVRİM TEORİSİ'ne olan inancının azaldığını kendisi dile getirmiştir.sen önce ünlü akademisyenlerimizden ALİ RIZA DEMİRSOY'UN kitaplarını oku.sonra kalk bilimadamlığı tasla.
    orta büyüklükte bir protein molekülü düşünelim 288 aminoasit içeresin.12 farklı amino asit molekülü kaç şekilde dizilebilir?cevap:on üzeri üçyüz.bu onüzeri üçyüz dizilimden yalnızca biri canlılık için gereklidir.yani bir protein molekülünün canlıya yararlı olması ihtimali 10 üzeri 300de birdir ki bu da sıfıra gayet yakın bir sayıdır.bu bir protein molekülü böyle bir de on milyon farklı canlı türü için düşünelim üstelik her bireyin protein yapısı farklıdır.evrim hala size akıllıca mı geliyor?evren önce tesadüfen büyük patlamayla oluştu. madde antimaddeye tesadüfen galip geldi. sonra atomlar tesadüfen oluştu. daha sonra bunlar tesadüfen bir araya geldi derken kozmik tozlar tesadüfen meydana geldi.galaksimiz ve güneş sistemimiz raslantı sonucu oluştu.dünyanın içindeki organik maddeler uzun bir kimyasal evrimden sonra oluşarak ve tesadüf eseri bir araya gelerek koenservatları onlarda ilk hücreyi oluşturdu.tesadüfen gerçekleşmesi hiçbir zaman mümkün olamayacak şeyleri raslantı sonucu oluştu diyerek kabul ediyorsunuz.adına da bilim yapma diyorsunuz.bir protein molekülünün bile kendiliğindenoluşması imkansızken siz on milyon türün de raslantı eseri oluştuğunu söylüyorsunuz.sizin yaptığınız bilim değil ideolojidir.artık doğru dürüst din adamı sayısı çok azdır.bilgisiz din adamları hemem taassup bayrağını çekmektedirler.bilimadamlarının çoğusu da zahmet edip KURAN'DA geçen ve modern bilim tarafından doğrulanmış olguları incelememektedir.bu zıtlıklar yüzünden meydanı boş bulan sizler kendi sapık ideolojilerinizin propagandasını yapıyorsunuz.

    YanıtlaSil
  9. bakın hanımefendi sizin bu yaptığınız bilim değil idelojidir.ben de üniversitede biyoloji okumuş birisiyim ve şu anda konyada özel bir lisede biyoloji öğretmenliği yapıyorum.ayrıca erzurum atatürk üniversitesinde doktora ve master yaptım. 11.sınıfların bu seneki müfredatında duyu organlarının sistemlerin yapısı var ve çocuklara söylediğim bir şeyi size de söyleyeceğim:her zaman bu konuları anlattığımda şunu hatırlıyorum:bir protein molekülünün bile kendiliğinden oluşma ihtimali bile 0a bu kadar yakınken bu kadar kompleks sistematik yapılar nasıl kendi kendne oluşmuş olabilir? sizlere duyu organlarının özellikle de gözün yapısını anlatırken kendi kendime soruyorum: bu kadar hassas dengeler üzerine kurulu tabiat özellikle de insanların son yıllardaki ağır tahriplerinerağmen nasıl mahfolmaktan kurtulabiliyor? özelliklede bir yaratıcı yokken!!!

    YanıtlaSil
  10. Tanker,

    Tam bir ters mühendislik örneği gösteriyorsun. Sen mümkün trilyonlarca sonuçtan birini görüp, bunun en iyisi olduğunu düşünüyor ve nasıl kendi kendine oldu diyorsun.

    Mesela insanlar suyun altında da, solungaç solunumu yapabilseydi kötü mü olurdu? O zaman o "tasarım" daha bi mükemmel olmaz mıydı? Veya yılanlar gibi termal görebilsekdik istediğimizde...
    Bu gördüğün , sadece ölçülebilir veya ölçülemez birçok etkenin sürüklediği olası sonuçlardan biri.

    Bir protein molekülünün kendince oluşma şansı 0'a yakın diyorsun. Matematikten anlıyorsun sanırım. O halde senin iddianı bir değerlendirelim.

    10 üzeri 1 trilyon molekülü, 10 bilmemkaç canlıyı yaratan, bunları gören, değerlendiren, sonsuza kadar öbür dünyada besleyecek olan bir varlığın olma olsalığı kaçtır?

    1 proteini geçtim, allahın olma olasılığı nedir? Kesindir di mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah'ın olma olasılığı senin bu yazıyı yazma olasılığından fazladır.Allah yok diyorsun bu demek oluyor ki bir başlangıç yok ve hep biz vardık yani bu da demek oluyor ki biz bir Hiçiz ve Hiçten geldik.
      Olmayan bir şeyin yazdığı ve yazacağı kelimenin olma olasılığı mı daha fazla gerçekten olan bir şeyin mi.

      Sil
    2. Sayın yuunc güzel bir kızla evlendin.Sayın bilgehanbengi şöyle bir itirazda bulundu "Allah neden bu kadar gecikti?Yani bizi ilk günden yaratabilirdi"Karınla beraber çocuk yapacaksınız(insanlık) ama ona uygun bir ortam hazırlamanız lazım öncelikle çocuğa uygun bir ortam buluyorsunuz(evren)ve bu ortamı süslüyorsunuz ki çocuğunuz eğlenebilsin diye(kadınlar,para,mülk)Ve bu süre zarfında biraz zaman geçiyor(bilgehanbengi itiraz etmişti gecikmeye)Daha sonra kızla ilişkiye giriyorsunuz.Küçük bir damla yapışkan bir sıvı küçücük(Big-Bang) ve bu küçücük damla bir ortamda gelişiyor(Rahim[Evren])Büyüyor genişliyor ve bir insan oluyor.Karından çocuk doğarken görüyorsun ama doktor itiraz ediyor bu senin çocuğun değil!!
      Eğer buna saçma diyorsan neden Ateizmi savunuyorsun?

      Sil
  11. EVREN BUGÜN HALA GENİŞLİYOR VE İÇİNDE HAYAT BARINDIRIYORSA BUNU TANRIYA BORÇLUDUR.

    YanıtlaSil
  12. sizinle münakaşa etmek bütünüyle zaman kaybı ayrıca hadid suresinin hikmetleri bile ALLAHın kudretini anlatmaya yeter hep siz referans veriyorsunuz birazda ben vereyim.hadid suresinin modern bilimle uyuştuğu noktaları araştırın bakalım.not:hadid demir demektir

    YanıtlaSil
  13. Biriniz de kendi kanaatinizi söyleyin be! Yok mu şöyle bu işin aslını birincil kaynaklardan okuyup da itiraz edebilecek olan?

    YanıtlaSil
  14. Sizi anlamak mümkün değil yanlış anlamayın ateist olanlara demiyorum bu yazıyı yazanlara ve/veya yazıya katılanlara sözüm. Nasıl bir nefrettir ki bu Müslümanlığı bu kadar alaşağı gösterebiliyorsunuz? Aslında özeleştiri yapmak gerekirse Müslüman ülkelerin bilim konusunda pasif kaldığını söylemek mümkün buna katılırım ancak bunu dinle ilişkilendirirseniz size sadece acırım. Ortada apaçık şeyler var diplomatik konuları konuşmak istemem ancak bakın batılı devletlerin hemen hemen hepsi hristiyan bunu hristiyanlığa bağlayarak teziniz çürütülür gider bu kadar basittir. :) Tabiki şaka yapıyorum ben sizin gibi bilimle dini hiçbir zaman karıştırmam. Göremediğiniz şey ortada bir devletler arası ittifak olduğudur. AB dediğimiz şey apaçık bir Hristiyan birliğidir ve birbirlerini sürekli destekleyen, kalkındıran topluluklar tabiki ilerleyecektir. Mutluyum ki Rockefeller gibi Rothschild gibi ailelerle yönlendirilen bir ülkede yaşamıyorum.
    Müslüman ülkelerinin kalkınmalarına ve bilime yatırımlarına gelince maalesef ki dayanışması olmayan, etnik köken derdine düşmüş, yatırımsız ve din birliği bile yapamayan devletlere sahibiz. Bunun dinle değil politik vizyonla alakası vardır. Gerçi artık şeriatla yönetilen İran bile uranyum geliştirmeyle uğraştığına göre bilimi dinle karşılaştırma saçmalığıda zamanla kapanacaktır.
    Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim, iyi çalışamalar.

    YanıtlaSil
  15. Allah a ve dinlerine neden ihtiyac duyuyorsun gunah adı ile madde madde sıralanmıs ahlaksızlıkları yapmamak icin mihani maazallah cehennemi boylamamak icin mi... peki nerede senin insanlıgın eger inandıgın gibi bir allah var ve sen korkudan ahlaksızlık yapmıyorsan zaten insan degilsin be ahmak aklını kullan zaten yanlıs ve ahlaksız oldugunu bildiğin seyleri anlamadığın bir dilden sana tercume ettiğini sandıgın o saygıyla onunde egildigin hoca efendiden de daha ahlaksızsın sen

    YanıtlaSil
  16. "Cennet ucuz degil Cehennem de luzumsuz degil"
    Ilim ilim veya bilim diye inkara gidenler magrurane sahiplendiginiz ilmi siz mi icad ettiniz yoksa o ilimle yaratilmis olarak ayni ilimle yaratilmis olan bir alemde her seyi hazir mi buldunuz? Iman bir kalitedir, sebebin arkasindaki musebbibi hakikyi gorebilmektir. Gozlerin ve duyularin arkasindaki akil, gozuyle basiretle gorebilmektir... fazla soze gerek yok. Boyle inanç yoksunu ahmaklara sukut en iyi cevaptir aslinda.

    YanıtlaSil
  17. ateist kardeşim ALLAHIN varlığını arıyorsunda bana ruhunu göstersene göremiyorum da?ALLAHI görmek istiyorsun hadi ALLAHIN yarattığı güneşe bi bak kaç saniye izleyebileceksin?

    YanıtlaSil
  18. tanker, senden biyoloji öğretmeni oluyorsa eşekten profesor olur!

    YanıtlaSil
  19. Kuran fizik, kimya yada biyoloji kitabı değildir öncelikle bunu belirtmek isterim. Yazdığınız ayetlerin yaptığınız yorumlarla alakası yok öyle görmek istediğiniz için yazdığınıza eminim.

    YanıtlaSil
  20. İçi boş ama balon gibi şişirilmiş, çoğu gerçek ilim ve bilimden yoksun kitaplara ilgi duyan gençliğimiz. Acaba gençliğimiz boşluktan mı bunları yapıyor? Kuranı karalamak bence daha sonraki iş, çünkü ters görmek isteyen herşeyi ters görür. Nedenini tam bilmiyorum ama arenada kıçına boynuz girmiş matadorun direnişi gibi direniyorsunuz inanmaya. Bu boynuz kıçınıza nasıl oldu da girdi anlamıyorum. Çoğunuz haliniz vaktiniz yerinde görünüyorsunuz, acaba rahat mı battı ki dersiniz?
    Aslında en güzel cevap susmaktı ama yine canım sıkıldı bu işe..

    YanıtlaSil
  21. 6000 Yılda bir çiftten Ölenler hariç şu anda yaşayan 7 Milyar insan.6000 Yılda da 7 Milyar insan yaşamış olsa ettimi sana 14 Milyar insan.Adem ve Havva'ya Dünya Üretkenlik Ödülü verilmesi lazım bence.Bu safsataya bence sadece Kadir İNANIR.

    YanıtlaSil
  22. Madem Adem ile Havva'dan geldik. Evrim filanda yok. Neden 4 tane kan grubu ve buna RH faktorleriyle birlikte 8 kan cesidine sahibiz? Daha bunu aciklayabilen muslum gormedim

    YanıtlaSil
  23. Bu yazıya karşı tezin "dini savunan bilimi savunamaz", "hiçbir geçerli bulgu kutsal kitapların dediklerini desteklemiyor" mu? Bunlar kanıt değil. Bunlar dogma. Ateizmin bilim dışı dogmaları.

    Kabul edin, bilim Hz. Adem'i ve Hz. Havva'yı ortaya çıkarıyor her geçen gün. Sorgulayın:)

    YanıtlaSil
  24. Gizem hanım, bunlar dogma dediğiniz şeyler hangisi? Bilim ademi ve havvayı ortaya çıkarıyor diyorsunuz ya, demek ki sizde kanıt arıyorsunuz inancınıza hem de inanmadığınız bilimden. Bilim kanıtlayamazsa inanmayacaksınız sanırım. Bu ne yaman çelişkidir..

    YanıtlaSil