9 Ekim 2008 Perşembe

Öğrenme ve şartlanma

Öğrenmede şartlanma belirleyicidir. İnsanlar peşinen reddettikleri şeyleri duymaya dahi tahammül edemezler. Bebek yaşta 'Allah kaç?' sorusuna parmağı ile 'bir' diye yanıt verme öğretilmiş, bir iki sözcük söyleyecek kadar konuşacak yaşa geldiğinde sübaneke ezberletilmiş bir insanın içine sokulduğu şartlanma çok derindir.

Sağlıklı düşünebilen birey için bilginin ilk kriterleri tutarlılık ve uyumdur. Bilgiden birilerinin çıkarının olması o bilgiyi geçersiz hale getirmez. Örneğin bu forumda Obsession diye bir belgesel duyurmuştum. Bu belgesel ABD'deki seçim öncesi cuhmuriyetçilerin manevralarından biridir. İslami terör fobisinden oy çıkarma çabasıdır. Ancak belgeselde sunulan bilgi büyük ölçüde doğrudur.

Ateist forumlarında oldukça iltifat gören Zeitgeist filminde ise çok ciddi bilgi hataları ve kaynaksız iddialar vardır. Benzer hata ve çarpıtmaları Aaron Russo'nun "America: Freedom to Fascism" belgeselinde de görüyoruz. Bazıları bu belgesellerdeki yanlış bilgiyi mevcut bilgileriyle çatışmadığı için kolayca kabul ediyorlar. Bazılarıysa bir bit yeniği olduğunu farkedip araştırır, işin aslını öğrenirler.

Olaylarlardan bilgi çıkartabilmek için serinkanlı olmak, 'taraflık/karşıtlık' tuzağına düşmemek gerek. 'for/against' oyununa gelmek insan aklının düştüğü en büyük hatadır. Bilginin kriterleri için tutarlılık ve uyum demiştim, işten insan bu noktada tuzağa düşüyor.

Hali hazırda bilinenle tutarlı ve uyumlu olan bilgiyi doğru saymak hataya yol açar; darkafalılık, bağnazlık budur işte... Bu tip uyum anlayışı ilerleyici (progressive) değil, pekiştirici (consolidative) bir uyumdur. 'Taraflık/karşıtlık' tuzağı insanı pekiştirici (consolidative) uyumları aramaya iter. İlerleyici uyum ise bilgi dağarcığını ucuna ekleme, bilginin sahasını genişletme biçimdedir.

Son paragrafı daha açık bir ifade ile yazayım; bağnazlar ezber tekrar ederler, hür fikirliler bilgi dağarcıklarını genişletirler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder